Bugün Dünya Sağlık Teşkilatını verilerine göre dünyamızda 1.5 milyonu çocuk olmak üzere 45 milyon görmez mevcuttur. Ayrıca 5 milyonu çocuk olmak üzere 135 milyon görme sorunlu insan mevcuttur ve 17 milyon kişi risk altındadır. Ayrıca unutmamalıdır ki HİÇ KİMSE BU KONUDA DOKUNULNULMAZ DEĞİLDİR. Yapılan araştırmalar sonucu göz hastalıklarının, çocuklarda anababa, büyük insanlarda ise hasta tarafından kolayca anlaşılmamakta olduğu, çünkü göz hastalıklarının diğer hastalıklardan olmadığı, bu nedenle göz hastalıklarının saptanabilmesi için mutlaka bir hekim muayenesinin gerekliliği tıp otoritelerinin ortak görüşüdür. Körlüğü önlemenin başlıca yolu göz taramaları ve muayeneler ile hastalık ve kusurların zamanında teşhis edilmesi ve gerekli tedavilerinin bir an önce yapılmasıdır. Ülkemizde bu gün için körlüğe neden olan hastalıkları 3 dönemde inceleyebiliriz. 1- Çocukluk dönemi, 2- Genç yetişkin dönemi, 3- İleri yaşlarda görülen hastalıklar. Çocukluk Çağı Körlükleri Doğuştan körlüklerin en önemli sebebi gözün oluşumunu tamamlaması sırasında ortaya çıkan her hangi bir sebepten dolayı(kalıtım, akraba evliliği, hamilelik sırasında geçirilen hastalıklar, hamilelikte alınan ilaçlar gibi) gözün içini bir soğan zarıgibi kaplayan görme sinirinin veya diğer temel göz dokularının tam oluşmaması veya hiç oluşmamasıdır. Bu gibi hastalıklar çok az görmeye veya tam bir körlüğe sebep olurlar ve genellikle tedavileri yoktur. Bazı çocuklar göz sıvılarının emilmesini yavaşlatan bozukluklarla doğarlar. Buna doğuştan glokom denir. Bu rahatsızlık yine öncelikle akraba evliliklerinde görülür. Hastalığın ilk dönemlerinde sadece sulanma, ışığa hassasiyet varken, daha sonra göz büyür, gözün saydam dokularının buzlu cam görünümünü alır. Bu hastalığın tedavisi cerrahidir. Tedavi edilmezse körlük kaçınılmazdır. Doğumsal görme azlığına sebep olan bir başka hastalık da halk arasında tavuk karası veya gece körlüğü de denen retinitis pigmentosadır. Kalıtsalolan bu hastalıkta da akraba evlilikleri roloynar. Karanlıkta az görme ile başlar ve göz sinirinin yavaş yavaş görme yetisini kaybetmesi ile seyreder. Hastalığın ağırlık derecesi kişiye göre değişir. Bazı kişilerde erken görme kaybına sebep olurken bazı kişilerde ileri yaşlarda sadece hafif görme kaybına neden olabilir. Çocukluk çağında körlük nedeni olan bir başka neden de göz tümörleridir. Göz bebeğinin beyazlaşması ile karakterize olan bu hastalıkta erken teşhis çok önemlidir. Göz kaybına kadar gidebilir. Genç Yetişkinlerde Körlük Sebepleri Erişkinlerde körlük nedenlerinin başında yaralanmalar ve yanıklar gelmektedir. Göz yaralanmaları ve yanıklar komea adıverilen gözün önündeki saat camı gibi yuvarlak şeffaf olan dokunun bulutlanmasına, kısmen veya tamamen görüş kaybına neden olur. Ayrıca uçuk virüsü, mikroplar, mantarlara bağlı iltihaplanmalar da komea ülserleri oluşturmak yoluyla komea dokusunun bulutlanmasına ve harabiyetine yol açarlar. Bu durumda acil müdahale kalıcı körlüklerin önlenmesi açısından çok önemlidir. Gözde asitle bir kimyasal yanık oluşmuşsa alkali ile veya alkali ile bir yanık oluşmuşsa asİt ile kesinlikle nötralize etmeye kalkmayınız. Özellikle kimyasal yanıklar da gözün sadece serumla yıkanması bile hastanın geri kalan hayatında görmesini kurtaracaktır. Görüş ciddi olarak etkilenmişse tekrar görmenin tek yolu komea nakli olabilir. İleri Yaşlarda Körlük Sebepleri ŞEKER HASTALIGI günümüzde ileri yaşlardaki körlüğün en sık sebebidir. Şeker hastalığı gözde enfeksiyone eğilimi arttırır,göz adalelerinin felçlerine, katarakt gelişmesine sebep olur. Fakat en önemlisi, şeker hastalığının süresine ve şeker seviyesinin düzensiz kontrolüne bağlı olarak göz sinirinin görme tabakaları arasına kanarnalara, sıvı toplanmasına, yeni damarlanmalara, kısacası diabetik retinopati adı verilen sinir tahribatına sebep olur. Görme giderek azalır. Yeni oluşa). damarlardan gözün içine kanamalar olabilir. Korunma ancak kan şekerin ve kol tansiyonunun sıkı takibi, varsa böbrek bozukluğunun tedavisidir. Ayrıca bugün ilerlemiş vakalarda görmenin korunması için uygulanabilen tek yöntem göz anjiosu yapıldıktan sonra uygulanan laser tedavisidir. Ancak bu durumdaki bir hastanın görmesi tam olarak iyileştirilememekte sadece görmesi korunmaya çalışılmaktadır. Milyonlarca insan, teşhis edilmemiş şeker hastası olduğundan, tanısı konuncaya kadar şeker hastalığı göz siniri tahrip etmiş olabilir. Bu nedenle, yaşı kırkın üzerinde, fazla kilolu, ailesinde şeker hastası bulunan ve 4,5 kilodan daha ağır çocuklar doğurmuş olan kişiler şeker hastalığı riski taşırlar ve her yıl mutlaka şeker ve göz kontrolü yaptırmalıdırlar. Bir şeker hastasının 6 aylık aralarda göz kontrolü yaptırması, bu komplikasyonların henüz başlangıç aşamasında teşhisini sağlamakta, dolayısıyla tedavi şansını arttırmaktadır. |